KENT KONSEYLERİNİN YENİDEN YAPILANMA PROJESİ

1992 Birleşmiş Milletler Rio “yeryüzü zirvesi” ile ivmeyle başlayan Gündem 21 başlıklı eylem planında her ülke kendi Yerel Gündem 21’ini oluşturmaya çağrılmıştır. Gündem 21’in 28. Bölümünde yer alan bu çağrının etkileri Türkiye’de ancak 1996 BM İstanbul Habitat II Konferansı’nın ivmesiyle, 1997 yılı sonunda başlamıştır. Yerel Gündem 21 uluslararası platformda en etkili eylem planı olarak böylece ortaya çıkmış oldu. Yerel Günden 21’in bir sonraki adımı ise kent konseylerinin orta çıkması olmuştur Kent konseyleri yerel yönetimlerde katılımcılık ve şeffaflığın sağlanması amacıyla kurulan yapılardır. Kadın ve gençlik meclislerini de içerirler. Kent konseyi “ortaklık” modelinin uygulanmaya çalışıldığı, katılımcılık, demokrasi, yönetişim özellikleriyle yerel demokrasiyi güçlendirme aracı özelliği göstermektedir. İçinde barındırdığı yönetişim vb. özelliklere sahip mekanizmalar olup; yerel yönetimleri, halkı ve sivil toplum örgütlerini bir araya getirip iletişim haline sevk ederek ortak bir yönetim modelini sağlamıştır. Bu sayede merkezi yönetimin uygulamalarına yerelin

istekleri doğrultusunda ve yerelin katılımıyla hizmetler gerçekleşecektir. Ancak sorun şudur ki kendiyle çelişen bir biçimde kent konseylerine halkın katılımı yetersizdir,öte yandan yerel yönetimler de halkın isteklerine kulak vermekten çok onları sadece yönetmeye çabalamaktadır.Bu sebeple ne yazık ki başlangıçlarından bugüne incelendiklerinde katılımcı demokrasi konusunda yetersiz ve genel olarak amaçlarına ulaşmakta başarısız oldukları görülmektedir. Ortaya çıkış amaç ve hedeflerinden geri de yapılar olarak kalmışlardır. Bu yapılardaki sorun ve eksiklikler 3 ana başlıkta incelenebilir.Bunlardan ilki katılımcılık, ikincisi şeffaflık ve üçüncüsü denetim eksiklikleri konularındadır. Kent Konseyi ve Yürütme Kurulu, Belediye Başkanı tarafından biçimlendirilmektedir.Kent Konseyi ile Belediye Örgütlenmesi arasındaki kurumsal ilişkiler ağına ilişkin yasal mevzuatta bağlantılar kurulmamıştır. Kent Konseyi ile Kalkınma Ajansları arasındaki yasal-kurumsal irtibatın güncelleştirilmemektedir. Örgütsel yapı ile görevlerinin gerektirdiği sorumlulukları taşıyamamaktadır Kamu, özel ve sivil ortaklı çalışma felsefesine uyulmamaktadır.Talimatla çalışma gruplarının oluşturulmuş ve pasif hale getirilmiştir.

Proje amacımız bu yapıların en baştan incelenerek eksiklerinin saptanması ve giderilmesi başka bir deyişle kent konseylerinin yeniden yapılandırılmasıdır. Bizim önerimiz kent konseylerinin mahalle meclislerine evrilmesidir. Çünkü bazı bölgelerdeki nüfus yoğunluğu fazladır ve bu nüfusun temsil edilebilmesi için kent konseyleri yetersiz kalmaktadır.